Kore Şehitleri Müzesi, hafızanın mekâna dönüştüğü sakin ve anıtsal bir topografya olarak tasarlanmış; mevcut ağaç dokusuna saygı duyan, peyzajın doğal akışını bozmadan içine alan lineer bir yerleşim kurgusu üzerine oturmaktadır. Üçgen formlu arazi, önce korunan ağaçların haritalanmasıyla okunmuş, ardından yapı bu yeşil dokuya en az müdahaleyle yerleşecek biçimde kuzey–güney doğrultusunda uzanan yalın bir kütle olarak biçimlendirilmiştir. Tasarımın en temel fikri, ziyaretçiyi arazinin kot farklarını takip eden, açık ve kapalı sergi alanlarını sürekli bir dolaşım içinde birbirine bağlayan tören aksı üzerinden mekânsal bir yolculuğa çıkarmaktır.
Girişte sade bir beton yaklaşım rampası ziyaretçiyi toprağın içine doğru çekerken, içeride kor-ten panellerden oluşan ağır ve hüzünlü kabuk, savaşın yıpratıcı izlerini taşır. Bu paslı doku içeride saydam cam yüzeylerle karşıtlık kurarak hem hafiflik hem de zamansız bir derinlik yaratır. Yapının altında konumlanan geçici sergi alanları, kütüphane, atölyeler ve kafeterya gibi destek birimleri, üstteki ağır anı bloğunun taşınmasını sağlayan masif beton strüktürün içine oyularak yerleştirilmiştir. Kesit boyunca çözülmüş ışık yarıkları, hem üstteki kor-ten kabuğu hem de alt mekânları besleyen dramatik bir gün ışığı atmosferi oluşturur. Arazinin farklı kotlarında açılan çukur bahçeler, ziyaretçilerin dışarıyla temasını güçlendirirken müzenin sessiz ve içe dönük yapısına nefes aralıkları sağlar.
Tüm dolaşım şeması, açık–kapalı sınırlarının sürekli geçirgenleştiği, toprağın hafızayı taşıyan bir strüktür gibi davrandığı, ziyaretçinin adım attıkça geçmişle bugünün üst üste bindiği bir anma mekânı yaratmayı amaçlar. Kore Şehitleri Müzesi, böylece sadece bir sergileme yapısı değil, kolektif hafızayı onurlandıran ve ziyaretçiyi duyusal bir deneyime davet eden çağdaş bir anıt niteliği kazanır.